31 Ağustos 2012 Cuma

Sebul mesani HANİFDOSTLAR

Önce ayete bakalım:
Hicr 87. Ve le kad ateynake seb'an minel mesani vel kur'anel azıym
Hicr 87. "Andolsun ki sana Seb-ul Mesâni'yi ve Kur'ân-ı Azim'i verdik"

“Seb’ul Mesani” kavramı hakkında bilgisi olan dostlarımızın bizleri bu konuda aydınlatmalarını rica ediyorum.

Bu kavram Kur’anın bir ismi yada özelliği mi? Eğer öyleyse bu kavram Kur’an ayetlerinin yedi farklı yoruma müsait olduğu iddiasına delil teşkil eder mi?

Bu kavram Kur’anla değil direkt Hz. Muhammed’le alakalı olabilir mi? Eğer öyleyse “Sana Seb’ul Mesaniyi verdik” denilerek sadece Resulullah’a verilen, ona has bir şeyden bahsedilmiş olabilir mi?

Saygılar
*****

Ilginc bir konu. 
Burda 7 cift mi, 7 katlanan sayfami cift kelimesi ayni zamanda birbirnin uzerine ortulen katmanlar anlamina da gelir.
Ve imla acisinda burde vav baglac anlamida olmayabilirde. Mesele soyle bir ornek vereyim. Ben sizi ve aileniz ziyarete geldim dersem. Ben siz ailenin paracasi olarak saymadagimdan degil size vurgu yapmak icin VE kelimesi kullandim.
Bu acidan bakarsak bur ayedeki
Hicr 87. "Andolsun ki sana Seb-ul Mesâni'yi ve Kur'ân-ı Azim'i verdik"
Burda Sebul Mesani (7 Cifti yada yeni katmani ve Kurani verdik anlamida birince kisima vurgulamak icin kullanilabilir. Kuranda Cift kelimsesi yaklasik 30 ayetde geciyor.
Onlarida cikarip Kuran acisinda tefsirni konusabilriz.
*****
sebul-mesani konusunu araştırmaya çalıştım.

İki ayette geçen bu ifade,39/23'de ''kitaben müteşabihen mesani=müteşabih(birbirine benzeyen)ikili kitap'' olarak geçmektedir.Bu konunun iyi anlaşılabilmesi için muhkem,müteşabih,kitap,vermek ve indirmek kavramlarının da Kur'an bütünlüğünde anlaşılması gerekir.
    Görünüşte basit gibi olan konu aslında yorucu bir çalışma gerektirir.Hatta burada ana kavram olan müteşabih kelimesi 3.sürenin 7.ayetinde o kadar çok tartışma konusu olmuştur ki,ben size gücüm yettiğince bu ayet ekseninde yorum getirmeye çalışacağım.Bu konuda araştırmacı Ahmet Baydar'ın ''Modernleşme Sürecinde Kur'an ve müteşabihler''adlı kitabından faydalandığımı,bunun şahsen şu içki meselesi de dahil birçok konuyu çözmemde büyük faydasını gördüğüm bir kitap olduğunu da burada belirteyim.Arkadaşların kitap tanıtımına olumlu bakmadığını biliyorum.Ama bu kitabın okuyanlarca  kıymetinin anlaşılıp bana hak vereceklerine inanıyorum.gelelim meseleye.

   Yüce Allah kitabını; hem muhkem,yani ayetleri açık,net ve kesin hükümler bildiren doğru mu yanlış mı olduğu kesin belirtilen olarak hem de müteşabih,yani açık hüküm belirtmeyen,şüpheli olan,başka türlü de yorumlanabilen bir kitap olarak indirmiştir.Örneğin içki ayetleri ile içki içen toplumu eğitmek için önce fayda ve zararından bahsedilmiş,sonra namaz anında içilmemesi istenmiş en sonunda da kesin hüküm yani muhkemlik ve yasak bildiren ayet indirilerek,şüphe ve benzerlik durumu ortadan kaldırılıp kesinlik ve esas kural konulmuştur.Ancak kalplerinde eğrilik bulunanlar her zaman bu kesin hüküm yerine müteşabih olanları temel kabul ederek,Kur'anda var deyip doğru yolu eğriltmeye çalışmıştır.???

  İşte ikili anlamına gelen mesani kelimesinin açıklaması kısaca budur.Ancak indirilen kitap için kullanılan bu ifade 15/87 ayetinde ''ikili yediyi ve büyük Kur'anı sana verdik.''şeklinde verilen (Eta) kavramı için de  çevrilecek olursa bu durumda ikili yedinin kur'an dışında birşey olması gerektiği anlaşılabilir.Oysa aynı ifade 2/53 ayetinde Musa'ya Tevrat ve Furkan verildiğinden bahsetmektedir.Oysa Furkan,Tevrat'ın kendisidir ve hakkı batıldan ayıran olarak Musa'ya indirilmiştir.
    Bu durumda biz, ayetteki bu ifadeyi Kur'anın bir özelliği olarak anlamalıyız.
Bu da büyük ihtimalle Kur'anda ikili  olarak tekrarlanan yedi önemli konu veya sürekli tekrarlanan zıtlıklar olup bu ifade zıtlıkların çokluğunu belirtmek için kullanılan bir deyim olabilir.Örneğin ;İman-Küfür,Cennet-Cehennem,Şirk-Tevhid,Peygamberler-İnkarcı Kavimleri...gibi.En doğrusunu Allah'ın ve ilimde derinleşenlerin bileceğini söyleyerek şimdilik noktalıyorum.

*****

Selam,
Euzübillahimineşşeytanirracim (16:98)
15:87 Walaqad ataynaka sabAAan mina al-mathanee waalqurana alAAatheema
15:87 Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'i verdik.
Dikkat edilirse mathanee ibaresi harfi tarifle verilmiş.Yani, al-mathanee şeklinde.Bu orijin kelimeden önceki kelimeleri incelersek görürüz ki, çiftler bir olgu olmakla bilrlikte özel bir olgudur.Bu özel olgu içerisindekilerden sana sadece "sabAAan" ı verdik denilmektedir.Ve bu Kuran'la özdeşleştirilemez."wa" (ve) bağlacına dikkat edilmeli burada.Birbirinden farklı şeylerden bahsediliyor bu yüzden.Kısaca çiftler özel ve de orijin olgusundan veya çiftler gurubundan sana yediyi verdik.Burada 7 anlam, 16 anlam veya 49 anlam gibi bir ibare yok.Eğer anlam gibi anlar veye anlamaya çalışırsak, zorlama içerisine girer ve de hataya düşeriz.Bilakis burada kuranın anlamı gibi bir ibare yok.Ayrıca ayetin devamında da göreceğimiz üzere bu resule özel bir bilgidir.Ve de çok önemli, ayrıca da değerlidir.

*****


S.a konuyla ilgili olarak ufakta olas katkıda bulunulacak bir kaç şey belirtmek istiyorum.Söylenecek çok şey de yok zaten söylenmiş durumda.Kısa ve net olarak mesani hakkında yazmayyı deniyeceğim.Kısa ve net anlaşılır biçimde.Ayette geçen ''Velkat ateyneke seban minnel mesaniyl vel kurane l aziym'' cümlesinin kur an çevirilerinin (meal) bir kaç çeşidine baktım ve çoğu ya fatihay ı direkt yada dolaylı olarak şöyleki namazlarda tekrarlanan yedi olarak ele almış yada başka mecralara çekmişlerdi rakam şekline katlamalı olarak.Olay ikiside değil az çok arapçayı bilen bir kişi bile olayın bu olmadığını görür.Çünkü ifade çeviri olarak aynen şöyle geçmektedir.And olsun ki sana mesaniden yediyi ve kur an l azimi verdik.Dolayısıyla çevirilere ne kadar sadık kalındığı yada başka çevirilerden ne kadar etkilendiği meydandadır çeviri yapanların.Mesani kelimesi lugatta şöyle tanımlandırılmıştır.:Kur an; ikişerliler,ikililer,ikişer ikişer olanlar;senâ lar,hamdler;senâ edilenler;övülenler manalarınagelir. Kur an: tilavetteki (okunmasındaki) tekrardan dolayı yani tekrar tekrar okunmasıyla birlikte usandırmaması cihetinden: hem içerisinde rahmet ayetleri azab ayetleriyle beraber,birarada bulunup iktiran etmeleri sebebiyle ve hal behal faideleri teceddüt edip tazelenmsi,yenilenmesi noktasında veya mesani lafzı esseneu masdarından alınmış olup mesniyehu-mesneh mimli masdarın veya ismi mef ülün cemisi olarak senâlar yada senâ edilenler vasıfları,isimleri , hususları müştemil olmasından dolayı Mesani-y lafzıyla tesmiye edilmiştir. buraya kadar lugatta verilmesi istenen manayı aktarmak istedim.Burdan bakıldığında karşımıza şöyle bir tablo çıkmakta.Mesani yi ayette geçen şekliyle şöyle ifade etmeye kalkarsak Sana tekrar tekrar edilen-sana tekrarlanan-sana çifterli olarak tekrarlanandan yediyi ve kuran ı verdik diye dersek yaklaşık olarak elde bir şeyler edebiliriz. Ve bunun sağlamasını kur an a vurduğumuz zamanda zayıf olmasıda dahil kur an a uygunluk arzeder.Bu lugata bakıpta varabileceğimiz bir kaç yorum edinmemizi sağlar bunun ne derece kuvvetli veya zayıf olduğu kur an sağlamasıyla elde edilebilir.Ben şöyle bir sonuca ulaştım.Kur an ın mütaaddid ayetlerinde kur an ın ne kadar kolay ve anlaşılır bir kitap olduğu beyan edilmiştir.Keza bize bir muamma yada bilmece yada labirent göndermediğide (haşa) bellidir.Ve Kur an ın değişik şekillerde anlatılmış olduğu yine müteaddit ayetlerde geçmektedir.Şöyle ki''Andolsun ki biz, Kur an da insanlar için her türlü örneği,çeşitli şekillerde açıkladık....''sure 17 ayet 105 örneğinde olduğu gibi.şayet mesani seçeneğini yedi değişik şekil de ele alırsak yani Kur an ı kerimin yedi değişik şekilde konuları açıkladığı şeklinde bakarsak olaya kur an la örtüşürmü tezat mı düşer.O zaman durum şöyle olur ''And olsun ki sana açıklama şekillerinden yedi tanesini ve kur an ı azimi verdik'' gibi bir manaya gelir.bunun uygunluğu ölçülür tartışılır hatta tablo bile hazırlanabilir.Şöyleki Tebliğ anında kişinin anlayış derecesine göre konuşulabilir nasıl ki şu anda okullarda öğretmenlere öğrencilere yaklaşımlarınmın öğrencinin durumuna göre şekillendirilmesi isteniyorsa öğrencinin anlayabileceği bir şekilde olması gerektiğinin altı çiziliyorsa. Bunuda böyle bir şekilde izah tarzı edilebilir.Karşıdakinin anlayış derecesine göre olayı aktarmak ve bunu değişik şekillerde gerçekleştirmek gibi bir mana çıkarımsıyorum.Nasıl ki ; .. Bak ayetleri nasılda anlatıyoruz yinede yüz çeviriyorlar..' mukabilinden olayı anlamadığından dolayı değil inanmadığından dolayı bir inkara sapma vukû buluyor.Dolayısıyla insanın Allah a karşı ben bunu anlamadım veya bundan haberim yoktu gibi aciz ifadelerinide bir mazeret olarak kabul edilmeyeceği yönünde bir anlatım var Kur an ı kerimde.Kısaca mesani kelimesi Kur an ın olayları aktarım şekillerinin çerçevesi olarak karşımıza çıkıyor.Ve son olarakta yine Kur an ın doğruları ve yanlışları sevapları günahları ,iyileri ve kötüleri kısaca zıddıyla beraber karşılıklı vermesi olaylarıylada değerlendirilebilir kelime.
*****

hicr suresinde  seb-ul mesani:diyanet tercümesinde:Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve büyük Kur'an'ı verdik. şeklinde,
yaşar nuri tercümesinde:Yemin olsun ki, biz sana ikişerlerden/ikililerden/iç içe kıvrımlar halindeki çift mânalılardan yedi taneyi ve şu büyük Kur'an'ı verdik.
elmalılı tercümesinde:Andolsun ki, sana namazlarda tekrarlanan yedi ayeti = Fatiha'yı ve Yüce Kur'an'ı verdik.
suat yıldırım tercümesinde ise:Şu kesin ki biz sana Seb-i mesânî ile şu yüce Kur'ân'ı verdik.şeklinde tarcüme edilmektedir.muhammed esed ise buradan hareketle tekrarlanan yedi ayetten kastın namazlarda her rekatın başında okunmakta olan yedi ayetten oluşan fatiha suresini işaret ettiği sonucuna varmıştır

*****
selam dostlar
Bu yazımda Allahın merhametıne sığınıp şahsıma özel mantıksal yorum yapıp kendimi aşıcam,Elmalılı Hamdi ayrıntılı tefsiri başta olmak üzere verılen anlamları inceledım ve bence yetersız,ama ortak görüşleri şuki bunu yıne Kuranda aramamız gerektiği ve yıne Kurana sığınalım onun kendini tefsır özelliğinden yararlanalım.Metod olarak önce yedi kelimesının başka hangi ayetlerde geçtiğine bakalım.Yedi kelimesi arş yani atmosferın yedı katmanı(stratosfer,iyonosfer...vs) bilimsel olarak uyar,fen bilgisi olan bilır ve cehennemın yedi kapısının varolduğunu anlatmak için kullanılmıştır.Benim kullanacağım yıne aynı ayette geçen cehennemın kapısı için olan:
YEDİ KAPISI VARDIR ONUN.HER KAPIYA ONLARDAN BİR BÖLÜK İNDİRİLMİŞTİR.hicr 44
Sebul mesani den ve peygamberımıze verılen  Kurandan bahseden ayet hıcr 84'tür.
Elmalı hamdi elımdekı tefsırden öğrendiğime göre mesani kelımesının iki kelıme kökünden tureme ıhtımalı olduğu,bunlardan birincisi genelde butun tefsırcılerın aldığı ve kendısınde kullandığı (ikli kıvrımlar,katlar,tekrarlı,bukumlu ikişerler)
Ikıncı manası ise benım kullanmak istedığım bu (istısna edılen)manası.kaynak:İbnü Cerir'in ,İbnü Abbas'tan yaptığı bir nakle göre mesanide'' istisna edilen'' manası vardır.Çünkü istisna kelımesıde ''seny'' den türemiştir.Sözlıkte sakındırmak olarakta gecer.
Bu bilgiler ışığında eğer yedi sıfatının aynı surenın 44 uncu ayetındeki cehennemi sıfatlayıp işaret ettığını  varsayarsak ayetın anlamı şöyle olur:
ANDOLSUN Kİ BİZ O YEDİ KAPILI CEHENNEMDEN SAKINDIRAN / İSTİSTİSNA TUTAN /DIŞARDA TUTAN O BÜYÜK KURAN'I VERDİK HİCR 87
Kuranda iki yerde geçer,diğer gectiği ayettede anlam butunluğu bozulmaz sakındırma anlamıyla:

Zümer Suresi 23 allah, sözün en güzelini, sakındıran Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, allah'ın Zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, allah'ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. allah'ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur.
Bu şahsi yorumum için Allahın affına sığınıyor ve eleştirilerinizi beklıyorum,en doğrusunu Allah bilir...
*****

  Değerli Kardeşim!
 İletinizde de belirtiğiniz mesna”,  “sena” ve “istisna” kelimeleri ile ilgili olarak değerlendirme yapalım. Bunun için de  bu kelimelerin kökünden başlayarak  inceleyelim.
İncelemeyi yaptığımızda şunları görürüz.
mesna”,  “sena” ve “istisna” sözcüklerinin üçünün de kökü “sny”dir.

Bu kelimelerle ilgili olarak Lisan ül Arab, Tac ül Arus ve Ragıp’ın Müfredattaki açıklamaları özet olarak şöyledir. 
Bu üç sözcüğün de   kökü “sny”dir. Bu sözcüğün anlamı, “bir şeyi bir şeyin üstüne koymak” demektir. 
Bu sözcük ilk kez bedeviler deve çekerken “devenin ipine ikinci bir ipi eklemeleri” için kullanılmıştır.

Ayrıca “Bedevilerin deveden inerken ayaklarından birini diğerinin  üstüne koymaları” da bu sözcükle ifade edilmiştir. 
Sonraki sosyal gelişmelerde  de “ikileme” anlamına sadeleşmiştir. 
Arapçadaki “iki, ikiz, ikişer, ikileme vb. gibi türevleri çoğalmış gitmiştir. 
Mesna” sözcüğü de “sny” sözcüğünün türevlerinden olup üleştirme sayı sıfatıdır.

Anlamı “ikişer ikişer” demektir.
Ki bunu “kat kat,katmerli” anlamlarıyla da söylemek mümkündür.

Sena” sözcüğü de yine “sny” sözcüğünün türevlerinden isimleşmiş bir kalıp olup gerçek anlamı “ikileme”dir. Ki bir niteliğe ikinci bir niteliğin eklenmesini ifade eder.

Bu sözcük de “kişiye bir niteliğinin yanında başka bir niteliğinin daha eklenmesi” anlamında kullanılıyor.
Biz buna Türkçemizde “övgü” diyoruz.

İstisna” sözcüğü de “sny” sözcüğünün altı harfli istifal babındaki kalıbıdır
Burada istefale’nin sini “tahavvül (değişim)” anlamında olup, sözcüğün anlamı “ikiliyi (grubu) değiştirme” anlamındadır. Ki guruptan bir kaçını ayırmak, değiştirmek olarak anlayabiliriz.

Böyle olunca da “istisna”nın terimsel anlamı ortaya çıkmış olur.

SEB’AN MİNEL MESANİ 
İkişerlilerden yedi” ifadesinin anlamını çözmeye gelince: 
Önce burada “Yedi” sözcüğünü nasıl değerlendireceğimizi ele alalım. 
Yedi” sözcüğü Araplarda yedi sayısı olarak kullanıldığı gibi çokluktan kinaye olarak da çokça kullanılır.

Nitekim Kur’an’daki “yedi gökler” ifadesi bu anlamdadır.
Bu anlama göre “ikişerlilerden, katmerlilerden çok çok  şey” anlamını buluruz.
Bu anlam da Kevser suresindeki “Kevser” sözcüğünün tam karşılığı olur. 
Yedi”yi normal sayı olarak ele alırsak anlam  “ikişerlilerden yedi” olur.

Bu anlamdan da Duha ve İnşirah surelerinde Peygamber Efendimize verildiği bildirilen maddeler aklımıza gelir.
Ki bunlar;Peygamberimizin:
1-Seçilip peygamber yapılması 2- barınağa kavuşturulması 3-doğruya iletilmesi 4-zenginleşmesi 5-göğsünün açılması 6-sırtındaki ağır yükün kaldırılması 7- adının, sanının yüceltilmesi. 

   Bu maddelere övgü anlamını da katabiliriz.


“Seban minel mesani” çoğu tefsirde ifade edildiği gibi kesinlikle Fatiha değildir, Kur’an’dan  bazı sureler de değildir.Bu tür açıklamalar tefsircilerin rivayetlerden kopamamasından kaynaklanmaktadır. 

Çünkü Kur’an ayette ayrı bir madde halinde yer almıştır.
Değerli Safbilgi Kardeşim! Hicr 87 ye verdiğiniz anlamda cümle yapısının bozulduğunu düşünüyorum.
Belirttiğim  gibi yukarıdaki anlamlara her türlü övgü de ilave edilebilir. Ancak belirtiğiniz anlamda bir meal cümlenin yapısını bozar.Doğrusunu Allah bilir.
Kusursuz olan Allah'tır.
Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.
Sevgi saygı ve muhabbetle.
Allah’a emanet olunuz.
Rabbim  cümlemizin de ilmini artırsın. İnşaAllah.

*****

Selam,öncelikle msjıma yanıt verıp arapça ilminizi paylaştığınız için saolun.
İncelemeyi yaptığımızda şunları görürüz.
mesna”,  “sena” ve “istisna” sözcüklerinin üçünün de kökü “sny”dir.
Bu konuda uzlaşmak guzel,Elmalılı Hamdide istisna kelimesı için aynı kokten olduğunu vermiş.Ben yedi kelimesının neyi tamladıdğını yine Kurandan bulmamızgerektiğini dusunuyorum,aynı surede yedi kelimes,i cehennemin 7 kapısını tamlşamış,birde dıger surelerde gökyüzün katmanlarınıo tamlamış.Hem aynı surede geçmesi ve hemde anlam yonunden cehennemın yedi kapısı olması daha mantıklı.
Tabii bu bir yorum ve çıkan sonuç yıne Kurandan, bu yorumları yapmalıyız yoksa birileri hadislerle yada hayal gucuyle Kurandan olmayan anlamlar çıkartır aynı Dabbe kelimesi için oda kanımca ve genel dusunceyle kıyametın meydana getırdığı  daha önce eşi görulmemış şiddette deprem,buyuk sarsıntıdır.
Siz verdiğim çıkarımda cumle yapısı bozulabileceği için aşagıdaki yorumu kabul etmişsiniz.
Ki bunlar;Peygamberimizin:
1-Seçilip peygamber yapılması 2- barınağa kavuşturulması 3-doğruya iletilmesi 4-zenginleşmesi 5-göğsünün açılması 6-sırtındaki ağır yükün kaldırılması 7- adının, sanının yüceltilmesi.
Fikrimce eger konu peygamberımıze verılen özelliklerse buna bir çok şey eklenebilir Kurandan ve sayı yedıde kalmaz,ayrıca bu saydığınız özellıklerde açık değildir,zaten öyle olsa mantıksız bir şekilde Elmalılı Hamdi tarafından bile hadislerın etkısıyle Fatıha yada namaz surelerı olarak tefsır edılmezdi.
Eklemekte isterım ki eger sebul mesani ile kevser aynı anlamlar olsaydı,Hicr suresınde sana kevseri verdik denir ve peygamberımıze verılen öözellık ve övguden bahsedılırdı.Ama ayette kevser yerıne sebul mesani gectığınden ve Kuranda hemen yanında yeraldığından Kuranı tamlaması daha uygun olur,peygamberımızı tamlamasından.
Buda benım fıkrımdır,sızın fıkrınıze sonsuz saygım var,tekrar acıl şifalar... 
*****




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder