1 Eylül 2012 Cumartesi

SEBUL MESANİ

87-) Ve lekad ateynake Seb'an minel Mesâni vel Kur'ânel Azıym;
Gerçek ki, biz sana, Seb-ü Mesânî'yi (yedi zâtî sıfatınla hakikati değerlendirme kuvvesini) ve Kur'ân-ı Aziym'i (hakikat ve Sünnetullâh BİLGİsini) verdik. (A.Hulusi)
87 - Celâlim hakkı için sana «sebul mesani»yi ve Kur'an ı azimi verdik. (Elmalı)

Ve lekad ateynake Seb'an minel Mesâni vel Kur'ânel Azıym doğrusu biz sana hem sık tekrarlanan çok ender, müstesna ve çift kutuplu tabiatı olan yediliyi, hem de yüce Kur’an ı verdik.
Seb'an minel Mesâni bu birçok kelime ile çevirmeye çalıştığım ibare. Ne demek; Meseni, eğer mesnâ dan geldiğini kabul edersek kat kat demek, dürüm dürüm demek. İçe kıvrılmış, katlanmış, bir çok kat yapılmış şeye mesnâ denir. Karşılıklı katlar halinde yükselen. Eğer Mesnâ dan ki onun kökü de iki manasına gelen senn, ikinci. Ama Mesnâ dan geldiğini kabul edersek kat kat, dürüm dürüm, çeşitli, yığın yığın demektir. Ve yine bu Mesenî kelimesinin senâ dan geldiğini kabul edersek; Müstesna, yani istisna, yani ender, yani çok az bulunur manasına geldiğini anlarız. Az bulunur, müstesna.
Yine bunun isnâ dan geldiğini düşünürsek bu ibarenin Seb'an minel Mesâni; Övgü kaynağı manasına gelir. Övgü kaynağı. Hamd kaynağı manasına gelir. Ki bunların üçüde söylenebilir. Zümer suresinin içinde de Kur’an için mesani denmiştir, Kur’an için kullanılşmıştır.
Peki ne demektir, bu durumda ne anlayacağız Mesâni den; Kur’an vahyinin çift boyutlu tabiatına bir atıftır aslında bu. Kur’an için de kullanıldığına göre zümer suresinde Ki 23. ayet olsa gerek, çift kutuplu tabiatı, çift kutuplu anlamı.
[(Ek bilgi; Allâhu nezzele ahsenel hadiysi Kitaben müteşabihen mesâniy (Zümer/23)
Allâh, sözün en güzelini; müteşabih (benzetme yollu), mesanî (aynı cümlede veya kelimede iki ayrı işareti vererek ikili anlatımla)bir bilgiyi (tafsilâtlı)indirdi. (A.Hulusi)]
Nedir bu; Rahmet, gazap. İşte gördük. Hani hatırlayınız dersimizin başında tefsir ettiğimiz ayetleri Nebbi' ıbadiy enniy enel Ğafûrur Rahıym (49)Ve enne azâbiy hüvel azâbül eliym (50)çift kutuplu tabiat. Bir tarafta bağışlayan rab, öbür tarafta cezalandıran. Böyle çift kutuplu.
Dahası; Nefy ve ispat. La ilahe illallah.
Dahası; Hakk ve batıl. İman ve küfür, dünya ve ahiret, yüce ve adi, ulvi ve süfli, insan ve şeytan. Bakınız, böyle çift kutuplu tabiatı var Kur’an vahyinin. Onun için Kur’an söylemi iki kutuplu ifade tarzıyla insanı hem karanlık, hem aydınlık hakkında bilgilendirir. Hem Hakk, hem batıl hakkında bilgilendirir. Ki, seçebilelim diye.
İşte mesâni öncelikle, evleviyetle bu anlama gelir. Fakat seb’an ifadesi ne anlama gelir denilecek olursa bu yedi manasına gelir. Ama Kur’an da birçok yerde yedi kat gökler ifadesinden olduğu gibi seb’a semavat, kinaye olarak ta kullanılmış olabilir, ki Kur’an da ve Arap dilinde örneği çoktur, çeşitli manasına, birden fazla manasına gelir. O zaman birbirini takviye eden bir anlamla karşı karşıyayız demektir. Fakat hemen ayetin devamında vel Kur'ânel Azıym diye, Kur’an ayrı olarak söyleniyorsa, ifade buyruluyorsa; Kur’an ın içinde veya dışında bir şey olması gerekir. Ki, sahabeden bir çoğu ve peygamberimizden gelen rivayetler, buradaki Seb'an minel Mesâni ifadesinin fatihaya tekabül ettiğini, yine kat kat anlamlıdır fatiha. Gerçekten bitimsiz bir anlam hazinesi vardır fatihanın ve tekrarlanan manasına, çünkü sürekli tekrarlanır.
- Fatihasız namaz, namaz değildir.
Buyurduğu için efendimiz namazlarda sürekli tekrarlanır. Namaz kılan her mümin günde fatihayı en az 20 ye yakın, eğer nafileleriyle birlikte namazını kılmışsa 40 a yakın bir günde tekrarlar. Onun için tekrarlanan. Müstesna oluşu zaten tartışılmaz. Fatihanın istisna oluşu Resulallah’ın ona Ümmül kitab, kitabın anası adını bizzat vermesiyle bilinmekte. Onun için fatiha olduğu yorumu bizce de gerçeğe en yakın yorum olsa gerektir. Çünkü Taberi bu ayetin yorumu sadedinde 82 ayrı rivayet nakletmiş. Bu kadar tartışılmış ilk nesiller tarafından.
Bunlar arasında bu yorum dışında en dikkate değer olanı, Kur’an ın en uzun 7 suresi Tıval diye bilinen en uzun, 200 ve 200 ayeti aşan 7 suresi. Fakat unutmayalım ki o surelerin hemen tamamı Medine’de nazil oldu, fakat bu ayet Mekke’de geldi. Verildiği söyleniyor. Verilmiş, bitmiş bir şey. Onun için de o yorum pek doğru bir yorum olmasa gerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder